İçeriğe geç
Veli Rehberi

Matematik Korkusu (Kaygısı) Nasıl Yenilir? Veli ve Öğrenci Rehberi

Matematik kaygısı nedir, neden olur, nasıl anlaşılır? Araştırmalara dayanan 7 strateji, velinin söylemesi ve söylememesi gerekenler ve küçük başarı planı.

Dilan SarıceylanKurucu, Matematik Öğretmeni ve Eğitim Koçu
Güncellendi
Güncellendi:
Okuma süresi
12 dk okuma

Kısaca

Matematik korkusu tembellik ya da yeteneksizlik değil, matematikle karşılaşınca ortaya çıkan ve düşünme kapasitesini geçici olarak meşgul eden bir kaygıdır. Yenmek için çocuğu zorlamak yerine eksiklerini tespit edip kapatmak, küçük ve garantili başarılarla özgüveni yeniden kurmak, hatayı cezalandırmayan bir dil kullanmak ve süre baskısını kademeli eklemek gerekir. Kaygı uyku, iştah ya da okula gitme isteğini etkiliyorsa bir psikolojik danışmandan destek alınmalıdır.
İçindekiler
  1. Matematik kaygısı nedir?
  2. Türkiye'de matematik kaygısı ne kadar yaygın?
  3. Matematik kaygısının belirtileri nelerdir?
  4. Matematik korkusu neden olur?
  5. Veli olarak ne söylemeli, ne söylememeli?
  6. Matematik korkusunu yenmek için 7 pratik strateji
  7. Küçük başarılar planı: İlk 6 hafta nasıl geçmeli?
  8. Öğrenciye not: Sınavda kilitlendiğinde ne yapabilirsin?
  9. Birebir ders ve koçluk matematik kaygısında nasıl yardımcı olur?
  10. Ne zaman profesyonel destek alınmalı?
  11. Matematikle barışmak mümkün

Matematik korkusu, bilimsel adıyla matematik kaygısı, bir çocuğun matematikle karşılaştığında yaşadığı gerginlik, endişe ve kaçma isteğidir; tembellik ya da "matematik kafası olmamak" değildir. Yenilebilir, ama baskıyla değil: önce kaygıyı besleyen konu eksiklerini bulmak, ardından küçük ve garantili başarılarla çocuğun kendine güvenini yeniden kurmak, evde hatayı cezalandırmayan bir dil kullanmak ve süre baskısını yavaş yavaş eklemek gerekir.

Bu yazıyı özellikle "Çocuğum matematik dediğimde kapanıyor" diyen veliler için yazdık. Öğretmen ve öğrenci koçu olarak her dönem, matematiği aslında öğrenebilecek durumda olup kaygı yüzünden kendini kapatmış öğrencilerle çalışıyoruz. Aşağıda hem araştırmaların ne söylediğini hem de sınıfta işe yaradığını gördüğümüz somut adımları bulacaksınız.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Matematik kaygısının ne olduğunu ve neden "tembellik" olmadığını
  • Türkiye'de durumun PISA verilerine göre ne kadar ciddi olduğunu
  • Kaygının yaşa göre belirtilerini
  • Velilerin söylememesi ve söylemesi gereken cümleleri
  • Evde uygulanabilecek 7 pratik strateji ve küçük başarı planını
  • Profesyonel destek almanın ne zaman gerektiğini

Matematik kaygısı nedir?

Matematik kaygısı, matematikle uğraşırken ya da matematik yapmak gerekeceğini düşünürken ortaya çıkan korku, gerginlik ve endişe duygusudur. Bu alanın öncü araştırmacılarından Mark Ashcraft, 2002 tarihli derlemesinde matematik kaygısı yüksek kişilerin matematikten kaçınma eğiliminde olduğunu ve bu kaçınmanın zamanla daha az pratik, daha düşük yeterlik ve daha fazla kaygı şeklinde bir kısır döngü oluşturduğunu anlatır.

Kaygının neden "bildiği halde yapamama" şeklinde ortaya çıktığını açıklayan en önemli bulgulardan biri çalışma belleğiyle ilgilidir. Ashcraft ve Kirk'ün 2001 yılında yayımlanan çalışmasında, matematik kaygısı yüksek katılımcıların çalışma belleği kapasitesinin, özellikle hesaplama gerektiren görevlerde daha düşük ölçüldüğü görülmüştür. Araştırmacılar bunu kaygının çalışma belleğini geçici olarak bozması şeklinde yorumlamıştır.

Çalışma belleğini, zihnin o an üzerinde çalıştığı küçük bir masa gibi düşünebilirsiniz. Elde var bir toplama yaparken, bir denklemin adımlarını takip ederken bu masayı kullanırız. Kaygı devreye girdiğinde "yine yapamayacağım", "herkes bitirdi" gibi düşünceler masanın bir kısmını işgal eder. Geriye matematik için daha az yer kalır.

KaygıKaçınmaAz pratik,eksik birikirZayıf sonuç↘↙↖↗Döngüyü kırmak içinküçük başarılar
Matematik kaygısının kısır döngüsü: Kaygı kaçınmaya, kaçınma eksik birikmesine, eksikler zayıf sonuçlara, zayıf sonuçlar da daha fazla kaygıya yol açar.

Buradan veliler için iki önemli sonuç çıkıyor:

  1. Kaygılı çocuk, bildiğini de yapamayabilir. Evde rahatça çözdüğü soruyu sınavda yapamaması, "çalışmamış" olduğu anlamına gelmez.
  2. Kaygı ve eksik birbirini besler. Kaçınma arttıkça eksik birikir, eksik birikince kaygı haklı çıkar. Döngüyü kırmak için ikisiyle birden ilgilenmek gerekir.

Türkiye'de matematik kaygısı ne kadar yaygın?

OECD'nin 15 yaşındaki öğrencileri değerlendiren PISA araştırması, matematik kaygısını 2012 ve 2022 yıllarında aynı sorularla ölçtü. PISA 2022 Cilt V raporuna göre kaygı, iki ölçüm arasında katılımcı ülkelerin çoğunda arttı. Rapor, "matematik problemleri çözerken çok gerilirim" ifadesine katılan öğrenci oranının en çok arttığı ülkeler olarak İzlanda ve Türkiye'yi gösteriyor. Avustralya Eğitim Araştırmaları Konseyi'nin (ACER) yayını Teacher'ın özetine göre bu oran Türkiye'de %39'dan %56'ya çıktı.

Türkiye'de matematik problemi çözerken çok gerildiğini söyleyen 15 yaş öğrencilerPISA 2022 · 2012: %39
%56
OECD ortalamasında aynı ifadeye katılan öğrencilerPISA 2022 · 2012: %31
%39
OECD ortalamasında matematikten düşük not almaktan endişe edenlerPISA 2022
%65
Kaygı endeksindeki 1 birimlik artışla ilişkili matematik puanı farkı (OECD ort.)PISA 2022
18 puan

Raporun dikkat çeken bir başka bulgusu da şu: Temel becerilerde zorlanan öğrenciler, matematikte güçlü öğrencilere göre daha yüksek kaygı bildiriyor. Yani kaygıyı azaltmanın yollarından biri, çocuğun sağlam bir temel kurmasına yardım etmek. PISA 2022 raporları, öğretmenlerinden destek gören öğrencilerin daha az kaygı yaşadığına da işaret ediyor.

Bu tablo size bir şey söylemeli: Çocuğunuz matematikten korkuyorsa yalnız değil ve bu bir kişilik kusuru değil. Geniş bir öğrenci kitlesinin yaşadığı, üzerine araştırma yapılmış ve üzerinde çalışılabilir bir durum.

Matematik kaygısının belirtileri nelerdir?

Kaygı her yaşta farklı görünür. Küçük çocuk bunu karın ağrısıyla, ergen ise "zaten sevmiyorum" cümlesiyle anlatabilir. Aşağıdaki tablo sınıfta ve veli görüşmelerinde en sık karşılaştığımız işaretleri özetliyor:

Yaş grubuSık görülen belirtiler
İlkokulMatematik ödevinde ağlama, "yapamam" deyip hiç denememe, parmakla saymayı saklama, matematik dersinin olduğu günlerde karın ağrısı şikayeti
OrtaokulÖdevi son ana erteleme, bildiği soruda bile cevabı sürekli sorma, yazılı öncesi uykusuzluk, "ben sayısalcı değilim" diye kendini etiketleme, LGS denemelerinde bildiği soruları boş bırakma
LiseMatematik gerektiren bölümlerden baştan vazgeçme, denemede ilk zor soruda kilitlenme, sınavda "zihnimin boşaldığını" söyleme, matematik çalışmayı sürekli başka derslerle erteleme

Tek bir belirti tek başına kaygı anlamına gelmez. Ancak bunlardan birkaçı birlikte ve haftalardır devam ediyorsa, çocuğunuzla bu konuyu konuşmanın zamanı gelmiş demektir.

Matematik korkusu neden olur?

Matematik kaygısının tek bir sebebi yok; genellikle birkaç etken üst üste biner. En sık karşılaştıklarımız şunlar:

  • Birikmiş konu eksikleri. Matematik zincir gibidir. Kesirleri tam oturtamamış bir öğrenci, oran-orantıda, denklemlerde ve olasılıkta tekrar tekrar aynı duvara çarpar. Her çarpışma kaygıyı büyütür.
  • Hatanın cezalandırıldığı deneyimler. Tahtada zor duruma düşmek, yanlış cevap yüzünden alay edilmek ya da hep kırmızı kalemle dönen kağıtlar, çocuğa "matematikte hata yapmak tehlikelidir" mesajını verir.
  • Süre baskısı. Hız, matematikte çoğu zaman gereğinden fazla övülür. Yavaş ama doğru düşünen bir çocuk, sürekli "çabuk ol" duyduğunda kendini yetersiz hisseder.
  • "Matematik kafası" inancı. Matematik becerisinin doğuştan geldiğine inanmak, zorlanan çocuğa "bende yok" sonucunu çıkartır. Stanford Üniversitesi'nden Jo Boaler, youcubed çalışmalarında ve Mathematical Mindsets kitabında, matematikte "yetenekli olanlar ve olmayanlar" ayrımının öğrencilere zarar verdiğini ve hataların öğrenmenin doğal bir parçası olarak görülmesi gerektiğini savunur.
  • Yetişkinlerden gelen mesajlar. Bu başlık velileri doğrudan ilgilendirdiği için ayrıca ele alıyoruz.

Velinin kendi kaygısı çocuğa geçer mi?

Bu konuda sık alıntılanan bir çalışma, Maloney ve arkadaşlarının 2015'te Psychological Science dergisinde yayımladığı araştırmadır. 1. ve 2. sınıf öğrencileriyle yapılan çalışmada, matematik kaygısı yüksek velilerin çocukları okul yılı boyunca daha az matematik öğrenmiş ve yıl sonunda daha kaygılı hale gelmişti. Ancak bu etki yalnızca kaygılı velilerin matematik ödevine sık sık yardım ettiği durumlarda görüldü. Velinin matematik kaygısı çocuğun okuma başarısıyla ilişkili değildi; yani etki matematiğe özgüydü.

Bu bulgudan "çocuğunuza hiç yardım etmeyin" sonucu çıkmaz. Çıkan sonuç şudur: Yardımın nasıl yapıldığı önemlidir. Kendi matematik geçmişiniz sizi geriyorsa, ödev başında bu gerginliği çocuğunuza aktarmamak için yardımın biçimini değiştirmeniz gerekir. Bir sonraki bölüm tam olarak bununla ilgili.

Veli olarak ne söylemeli, ne söylememeli?

Evde kurulan cümleler, çocuğun matematikle ilişkisini düşündüğünüzden daha çok etkiler. Aşağıdaki tabloyu buzdolabının kapağına asmanızı öneririz:

Bunu söylemeyinBunu söyleyin
"Bu çok kolay, nasıl yapamıyorsun?""Bu soru biraz uğraştırıyor, birlikte bakalım."
"Ben de matematikte hiç iyi değildim.""Ben de zorlandığım konular olmuştu, çalıştıkça açıldı."
"Senin matematik kafan yok.""Bu konuyu henüz oturtamadın; oturtmanın bir yolunu bulacağız."
"Abin/kuzenin bu yaşta bunları yapıyordu.""Geçen aya göre neyi daha iyi yapıyorsun, bana gösterir misin?"
"Kaç yanlışın var?""Hangi soruda en çok düşündün? Nasıl düşündün?"
"Çabuk ol, daha bir sürü ödevin var.""Acele etme, önce ne istediğini anlayalım."
"Bu notla hiçbir yere giremezsin.""Bu sonuç bize nerede çalışmamız gerektiğini gösteriyor."
"Aferin, sen çok zekisin!""Aferin, bu soruda pes etmedin ve farklı bir yol denedin."

Son satır şaşırtıcı gelebilir. "Zekisin" övgüsü kulağa olumlu gelir, ama başarıyı sabit bir özelliğe bağlar. Çocuk zorlandığı ilk soruda "demek ki o kadar da zeki değilim" sonucuna varabilir. Çabayı, stratejiyi ve pes etmemeyi övmek, zorluğu tehdit değil süreç olarak görmesine yardım eder.

Ödevde nasıl yardım etmelisiniz?

  • Anlatmak yerine sorun. "Soru senden ne istiyor?", "Bildiğin hangi bilgi burada işe yarar?" gibi sorular, çocuğu düşünmeye yönlendirir ve sizin gerginliğinizi sahneden çıkarır.
  • Kendi yönteminizi dayatmayın. Okulda öğretilen yol sizin öğrendiğinizden farklı olabilir. İki farklı yol, kaygılı bir çocuğun kafasını daha çok karıştırır.
  • Süreyi sınırlayın. Gözyaşıyla biten iki saatlik ödev seansı yerine, 20-25 dakikalık odaklı çalışma ve kısa bir mola çok daha verimlidir.
  • Gerekirse yardımı devredin. Matematik sizi de geriyorsa, bu bir kusur değil. Öğretmen, abla-ağabey ya da bir uzman destek olabilir; siz de duygusal destek rolünde kalırsınız.

Matematik korkusunu yenmek için 7 pratik strateji

Aşağıdaki stratejiler hem veliler hem de öğrenciler için geçerli. Hepsini aynı anda uygulamaya çalışmayın; ilk iki haftada 2-3 tanesiyle başlayın.

  1. Kaygıyı adlandırın, küçümsemeyin

    "Korkacak bir şey yok" demek, çocuğa hissettiğinin yanlış olduğunu söylemektir. Bunun yerine "Matematik ödevine başlarken gerildiğini görüyorum, bu çok normal" deyin. Adlandırılan duygu, daha yönetilebilir hale gelir.

  2. Eksik haritasını çıkarın

    Kaygının arkasında çoğu zaman somut bir eksik vardır. Çocuğun hangi konuda, hangi adımda takıldığını tespit etmek, "matematik" denen devasa ve korkutucu şeyi, çalışılabilir küçük parçalara böler. Birikmiş eksikler için ortaokul matematik takviye gibi temel odaklı bir program iyi bir başlangıç olabilir.

  3. Garantili başarıyla başlayın

    Her çalışma seansını, çocuğun kesinlikle yapabileceği 2-3 soruyla açın. Isınma soruları zihni "yapabiliyorum" moduna sokar ve zor sorulara geçişi kolaylaştırır.

  4. Hatayı normalleştirin

    Yanlış soruları "hata defteri"ne yazın ve her hatanın yanına "bundan ne öğrendim?" notu ekleyin. Hata, cezalandırılacak bir şey değil, bir sonraki adımın bilgisi haline gelir.

  5. Süre baskısını en son ekleyin

    Önce doğruluk, sonra hız. Çocuk bir soru tipini süre tutmadan rahatça çözmeye başladıktan sonra, cömert bir süreyle başlayıp yavaş yavaş kısaltın. Süre baskısını ilk günden koymak, kaygının en hızlı tetikleyicisidir.

  6. Sınav öncesi 10 dakika yazdırın

    Ramirez ve Beilock'un 2011'de Science dergisinde yayımlanan çalışmasında, önemli bir sınavdan hemen önce 10 dakika boyunca sınavla ilgili endişelerini yazan öğrenciler, özellikle sınav kaygısı yüksek olanlar, daha iyi sonuç aldı. Evde deneme öncesinde bunu deneyebilirsiniz: Kağıda "Şu an beni endişelendiren şey..." diye başlayıp aklına geleni yazsın, sonra kağıdı kenara koysun.

  7. Çabayı ve ilerlemeyi görünür kılın

    Haftalık küçük bir ilerleme tablosu tutun: "Bu hafta kesirde toplama artık tamam", "İlk kez bir yeni nesil soruyu tek başına çözdüm." Notlardan ve netlerden önce bu küçük kazanımları konuşun.

Yazma egzersiziyle ilgili araştırmanın ayrıntıları için Science'daki makalenin kendisine bakabilirsiniz. Bu egzersiz tek başına bir tedavi değil; ancak sınav öncesi zihni boşaltmak için basit ve zararsız bir yöntem.

Küçük başarılar planı: İlk 6 hafta nasıl geçmeli?

Kaygılı bir öğrencide amaç, ilk haftalarda netleri ya da notları hızla yükseltmek değil, "matematikle oturabilen" bir çocuk yetiştirmektir. Notlar bunun arkasından gelir. Aşağıdaki plan, birlikte çalıştığımız öğrencilerde izlediğimiz sıranın sadeleştirilmiş halidir:

  1. 1. hafta

    Tanışma ve ortam

    Çocuğun güçlü olduğu konulardan başlayın. Amaç, matematik saatinin 'yargılanma' değil 'birlikte çalışma' zamanı olduğunu hissettirmek. Günde 15-20 dakika yeterli.

  2. 2. hafta

    Eksik haritası

    Hangi konularda, hangi adımda takıldığını tespit edin. Listeyi çocukla birlikte yapın; 'bu listeyi birlikte bitireceğiz' mesajı kontrol duygusunu artırır.

  3. 3–4. hafta

    Tek konu, tam hakimiyet

    Listeden tek bir temel konuyu seçip onu tamamen oturtun. Bir konuda 'ben bunu biliyorum' diyebilmek, diğer konulara cesaret verir.

  4. 5. hafta

    Okul konusuna köprü

    Kapattığınız temel konunun sınıfta işlenen konuyla bağlantısını gösterin. Çocuk derste anladığı bir anı yaşadığında kaygı belirgin şekilde azalır.

  5. 6. hafta

    Hafif süre ve ilk mini sınav

    Kısa, cömert süreli, çocuğun başarabileceği bir mini değerlendirme yapın. Sonucu değil, 6 haftada neyin değiştiğini konuşun.

Bu plan LGS ya da YKS'ye hazırlanan öğrenciler için de geçerli, sadece tempo daha hızlıdır. Sınav yılındaki bir öğrencinin kaygısı çoğu zaman denemelerle besleniyor; bu durumda deneme sonuçlarını not gibi değil, bir "eksik raporu" gibi okumak işe yarar. Bu konuda matematik netlerini artırma rehberimiz öğrencinin kendi başına uygulayabileceği bir yöntem sunuyor.

Öğrenciye not: Sınavda kilitlendiğinde ne yapabilirsin?

Bu bölüm doğrudan sana, yani bu yazıyı okuyan öğrenciye. Sınavda ya da denemede bir soruya baktığında zihninin boşaldığını, kalbinin hızlandığını hissediyorsan, bu senin "matematikten anlamadığın" anlamına gelmez. Zihnindeki çalışma alanının bir kısmını o an kaygı kaplıyor, o kadar. Alanı geri almak için şunları deneyebilirsin:

  1. Soruyu bırak, kalemi bırak. İki-üç yavaş nefes al. Kaygı yükseldiğinde aynı soruya bakmaya devam etmek genellikle işe yaramaz.
  2. Bildiğin bir soruya geç. Testin geri kalanında seni rahatlatacak, hızlıca yapabileceğin bir soru bul. Bir doğru, zihnine "yapabiliyorum" sinyali gönderir. Bu, denemelerde kullandığımız turlama tekniğinin de mantığıdır.
  3. Takıldığın soruyu parçala. Döndüğünde tüm soruyu değil, sadece ilk adımı düşün: "Verilenler neler? Ne isteniyor?" Kağıda yaz. Kafanda tutmaya çalıştığın her bilgiyi kağıda aktarmak, zihnine yer açar.
  4. İç sesini fark et. "Yine yapamayacağım" cümlesini duyduğunda onu "Bu soru zor, ama ilk adımı biliyorum" ile değiştir. Kulağa basit geliyor, ama tekrarladıkça alışkanlığa dönüşür.
  5. Sonuçla değil süreçle ilgilen. Sınav bittiğinde "kaç net yaptım" sorusundan önce "Kilitlendiğim anda ne yaptım, işe yaradı mı?" diye sor. Bir sonraki sınavda kullanacağın bilgi bu.

Kendini arkadaşlarınla kıyaslamayı da bir süreliğine bırak. Senin tek rakibin geçen ayki sen. Bir ay önce hiç dokunmadığın bir soru tipine bugün başlayabiliyorsan, bu gerçek bir ilerlemedir; deneme sonucunda henüz görünmese bile.

Birebir ders ve koçluk matematik kaygısında nasıl yardımcı olur?

Kalabalık bir sınıfta kaygılı öğrencinin en büyük sorunu, "anlamadım" diyememesidir. Akranlarının önünde yanlış yapma korkusu, sorunun büyümesine sessizce izin verir. Birebir derste bu baskı ortadan kalkar: Öğrenci aynı soruyu üçüncü kez sorabilir, yanlış yapabilir, yavaş düşünebilir.

İyi bir birebir programın kaygılı öğrenciye sağladıkları şunlardır:

  • Doğru teşhis. Öğretmen, öğrencinin nerede değil, neden takıldığını görebilir. Kaygıdan mı, eksikten mi, dikkatten mi?
  • Kişiye göre hız. Ders, sınıfın ortalamasına değil çocuğun hazır olduğu noktaya göre ilerler.
  • Kontrollü zorluk. Sorular, çocuğu ne sıkacak kadar kolay ne de kilitleyecek kadar zor olacak şekilde seçilir.
  • Düzenli geri bildirim. Veliye verilen düzenli rapor, evdeki konuşmaları "not" yerine "ilerleme" üzerine kurmayı kolaylaştırır.

Kaygı sadece matematikle sınırlı değilse, sınav dönemlerinde yoğunlaşıyorsa ya da motivasyon kaybıyla birlikte geliyorsa, ders yanında eğitim koçluğu da destek olabilir. Only Math'te matematik öğretmeni ve öğrenci koçu Dilan Sarıceylan'ın yürüttüğü rehberlik ve koçluk programı; çalışma planı, sınav kaygısı ve motivasyon başlıklarını matematik dersleriyle birlikte ele alıyor. Birebir dersin başka formatlarla karşılaştırmasını merak ediyorsanız birebir özel ders mi, kurs mu yazımıza göz atabilirsiniz.

Ne zaman profesyonel destek alınmalı?

Matematik kaygısı çoğu çocukta yukarıdaki stratejilerle ve doğru akademik destekle hafifler. Ancak bazı durumlarda kaygı, bir öğretmenin ya da velinin tek başına yönetebileceği sınırı aşar. Şu işaretlere dikkat edin:

  • Kaygı bedensel belirtilere dönüştü: sık tekrarlayan mide ağrısı, bulantı, baş ağrısı, uyku ya da iştah değişiklikleri.
  • Çocuk okula ya da derse gitmeyi reddediyor veya belirli günlerde sürekli hastalanıyor.
  • Kaygı matematik dışındaki alanlara yayıldı: sosyal ortamlar, diğer dersler, genel gelecek kaygısı.
  • Ağlama krizleri, öfke patlamaları ya da "hiçbir şeyi beceremiyorum" gibi umutsuzluk ifadeleri sıklaştı.
  • Yoğun çalışmaya rağmen sayı kavramı, basit hesaplama veya sayıları karşılaştırma gibi temel becerilerde belirgin ve kalıcı bir güçlük var.

İlk dört durumda ilk adres, okulunuzun rehberlik servisindeki psikolojik danışman olabilir. Danışman durumu değerlendirir, gerekirse bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanına ya da klinik psikoloğa yönlendirir. Son maddedeki gibi temel becerilerde kalıcı bir güçlük görüyorsanız, bunun özel öğrenme güçlüğü (örneğin diskalkuli) olup olmadığının değerlendirilmesi gerekebilir; bu değerlendirme için de okul rehberlik servisi aracılığıyla Rehberlik ve Araştırma Merkezi'ne (RAM) başvurulabilir.

Matematikle barışmak mümkün

Matematik korkusu olan bir çocuk, çoğu zaman matematiği öğrenemeyecek bir çocuk değildir. Sadece matematikle ilişkisi yıllar içinde bir dizi olumsuz deneyimle zedelenmiştir. Bu ilişki de, tıpkı zedelenmiş başka ilişkiler gibi, sabır, güven ve küçük olumlu deneyimlerle yeniden kurulabilir.

Bu hafta sadece iki şey deneyin: Evde matematik konuşulurken tablodaki "Bunu söyleyin" sütunundan bir cümle kullanın ve çocuğunuzun bir sonraki matematik çalışmasını, kesinlikle yapabileceği bir soruyla başlatın. Küçük görünen bu iki adım, döngüyü tersine çevirmenin başlangıcıdır.

Eryaman'da ya da online olarak çocuğunuzun matematikle ilişkisini birlikte yeniden kurmak isterseniz, Only Math ile ön görüşme için iletişime geçebilirsiniz. Görüşmede önce çocuğunuzu tanıyor, seviye tespitiyle eksik haritasını çıkarıyor ve ona uygun bir tempo belirliyoruz.

Sık sorulanlar

Velilerin bu konuda sorduğu sorular

Matematik kaygısı ile matematikte başarısız olmak aynı şey mi?

Hayır. Matematik kaygısı yaşayan pek çok öğrencinin matematik bilgisi yeterlidir; ancak kaygı, işlem sırasında kullanılan çalışma belleğini meşgul ettiği için bildiklerini sınavda gösteremezler. Öte yandan birikmiş konu eksikleri de kaygıyı besler. Bu yüzden hem duygusal tarafla hem de eksiklerle birlikte ilgilenmek gerekir.

Matematik korkusu kaç yaşında başlar?

İlkokulun ilk yıllarında bile görülebilir. Ortaokulda konuların soyutlaşması ve LGS baskısıyla, lisede ise YKS hedefleriyle belirginleşebilir. Ne kadar erken fark edilirse, kaçınma alışkanlığı yerleşmeden müdahale etmek o kadar kolaydır.

Ben de matematikte iyi değildim, bunu çocuğuma söylemem zarar verir mi?

Çocuğu teselli etmek için söylenen bu cümle, matematik becerisinin doğuştan geldiği ve 'bizim ailede olmadığı' mesajını verebilir. Kendi deneyiminizi paylaşmak istiyorsanız, zorlandığınızı ama çalışarak nelerin değiştiğini anlatan bir çerçeve seçin.

Matematik kaygısı için ne zaman psikolojik destek almalıyım?

Kaygı mide ağrısı, uykusuzluk, ağlama krizleri gibi bedensel belirtilere dönüştüyse, çocuk okula ya da derse gitmeyi reddediyorsa, kaygı matematik dışındaki alanlara yayıldıysa veya umutsuzluk ifadeleri artıyorsa okulun rehberlik servisindeki psikolojik danışmanla ya da bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmelisiniz.

Birebir ders matematik korkusuna iyi gelir mi?

Çoğu öğrencide yardımcı olur, çünkü akranlarının önünde hata yapma baskısı ortadan kalkar ve ders çocuğun hızına göre ilerler. Ancak birebir dersin iyi gelmesi için eksiklerin sistemli tespit edilmesi, başarıların küçük adımlarla kurulması ve dersin baskı değil güven ortamı olması gerekir.

Kaynaklar

  1. [1]
  2. [2]
  3. [3]
  4. [4]
  5. [5]
  6. [6]

Yazar

Dilan Sarıceylan

Kurucu, Matematik Öğretmeni ve Eğitim Koçu

Atılım Üniversitesi Matematik Bölümü mezunu matematik öğretmeni ve öğrenci koçu. Only Math'in kurucusu; LGS, YKS ve ara sınıf öğrencileriyle birebir çalışıyor.

Yazarın profili
Tüm yazılar

Devamını okuyun

İlgili yazılar

Bir telefon görüşmesiyle başlayalım.

Ön kayıt iki dakika sürer. Sizi arar, öğrenciyi tanır ve ihtiyacı birlikte netleştiririz. Karar her zaman sizindir.

  • Ödeme ya da kesin kayıt istenmez
  • Bilgileriniz yalnızca iletişim için kullanılır
  • İsterseniz yüz yüze, isterseniz online
Ön kayıt yap