Çocuğum Matematiği Sevmiyor: Veliler İçin 7 Sakin Adım
Çocuğunuz matematiği sevmiyorsa ne yapmalı? Araştırmalara dayanan 7 sakin adım: sebebi anlamak, ödev gerginliğini azaltmak, doğru övgü ve evde matematik.
- Yayın tarihi
- Okuma süresi
- 6 dk okuma
Kısaca
İçindekiler
"Çocuğum matematiği hiç sevmiyor." Bu cümleyi her dönem onlarca veliden duyuyoruz. Arkasından da çoğu zaman şu soru gelir: "Nasıl sevdirebilirim?"
Dürüst cevap şu: Sevgiyi zorla kazandırmak mümkün değil. Ama matematiği sevmeyen çocukların büyük kısmı aslında matematikte zorlanan ve bu yüzden kendini yetersiz hisseden çocuklardır. Zorlanma azaldığında, çocuğun matematikle ilişkisi de çoğu zaman değişir. Bu yazıda evde uygulayabileceğiniz, araştırmalarla desteklenen yedi sakin adımı anlatıyoruz.
Bu yazıda öğrenecekleriniz
- "Sevmiyorum" cümlesinin arkasındaki asıl sebebi nasıl anlayacağınızı
- Ödev saatini gerginlikten çıkarmanın yollarını
- Hangi övgünün işe yaradığını
- Matematiği günlük hayata taşımanın kolay yollarını
- Profesyonel destek almanın ne zaman gerektiğini
"Sevmiyorum" ne anlama geliyor?
Çocuklar duygularını çoğu zaman tek kelimeyle anlatır. "Sevmiyorum" cümlesi farklı şeyler anlamına gelebilir:
- "Yapamıyorum." En yaygın sebep. Geçmiş sınıflardan kalan eksikler bugünkü konuyu anlaşılmaz hale getirir.
- "Korkuyorum." Matematik kaygısı, düşünmek için gereken zihinsel kapasiteyi geçici olarak meşgul eder. Bu alanın öncü araştırmacılarından Mark Ashcraft, kaygının kaçınmaya, kaçınmanın da daha az pratik ve daha fazla kaygıya yol açan bir döngüye dönüşebildiğini anlatır.
- "Sıkılıyorum." Konu çocuğun seviyesinin altında ya da çok tekrara dayalı olabilir. Bazen başarılı çocuklar da matematikten bu yüzden soğur.
- "Öğretmenimi sevmiyorum." Ders ile kişi birbirine karışabilir.
Hangisi olduğunu anlamanın en iyi yolu, suçlamadan sormak ve gözlemlemektir. Birkaç hafta boyunca ödev saatlerinde not almak işinize yarayabilir: Çocuk hangi konuda soruyu bırakıyor, hangi soruda sesini yükseltiyor, hangi soruda ise sakin kalıyor? Bu gözlemler, öğretmeniyle ya da rehberlik servisiyle konuşurken de somut bir başlangıç noktası olur. Çoğu zaman sorunun tahmin edilenden daha dar bir alanda olduğu ortaya çıkar.
Veliler için 7 sakin adım
1. Sebebi sakin bir anda konuşun
Ödev krizinin ortasında değil, keyifli bir anda sorun: "Matematikte en çok neresi zor geliyor?" Çocuğun cevabı "her yeri" ise birkaç örnek soruyu birlikte açıp hangi adımda durduğuna bakın. Bu, sorunun büyüklüğünü değil yerini gösterir.
2. Kendi matematik cümlelerinize dikkat edin
"Ben de hiç sevmezdim", "Bizim ailede matematik kafası yok" gibi cümleler teselli amacıyla söylense de çocuğa "bu iş doğuştan gelir" mesajı verebilir. Kendi deneyiminizi anlatmak istiyorsanız, zorlandığınızı ama nelerin işe yaradığını anlatan bir çerçeve seçin.
3. Ödev saatini gerginlikten çıkarın
Maloney, Beilock ve arkadaşlarının 2015'te yayımlanan çalışması, matematik konusunda kaygılı velilerin ödevlere sık yardım ettiği durumlarda çocukların yıl içinde daha az ilerlediğini ve matematik kaygılarının arttığını gösterdi. Bu, yardım etmeyin demek değil; yardımın biçimini değiştirin demek. Kısa tutun, cevabı söylemeyin, ilk adımı birlikte bulun. Siz de gerginseniz ödev desteğini bir öğretmene bırakmak hem size hem çocuğa iyi gelebilir.
4. Sonucu değil, çabayı ve stratejiyi övün
Gunderson ve arkadaşlarının uzun süreli çalışması, küçük yaşta daha çok "süreç övgüsü" (çaba, deneme, strateji) alan çocukların yıllar sonra zorlu görevleri daha çok tercih ettiğini ve başarıyı çabaya bağladığını buldu. "Sen çok zekisin" yerine "Bu soruda farklı bir yol denedin, güzel" demek, hataya karşı daha dayanıklı bir tutum kazandırır.
5. Matematiği evin içine taşıyın
Berkowitz ve arkadaşlarının Science dergisinde yayımlanan deneyinde, ailelerin çocuklarıyla kısa ve keyifli matematik etkinlikleri yapmasını sağlayan bir uygulama, özellikle matematik kaygısı yüksek ailelerin çocuklarında matematik başarısını artırdı. Evde bunun karşılığı basit: alışverişte indirim hesabı, yemek tarifinde oranları büyütmek, yolculukta varış süresini tahmin etmek. Ders gibi değil, sohbet gibi.
6. Küçük ve garantili başarılar kurun
Çocuğun kendine güvenini geri getiren şey "sen yaparsın" cümlesi değil, gerçekten yaptığı sorulardır. Bir süre, rahatça çözebildiği seviyeden başlayan ve zorluğu yavaş yavaş artan sorular verin. Her oturumu başarıyla bitirmek, bir sonraki oturuma başlamayı kolaylaştırır.
7. Kaygıyı yazıya dökmesine izin verin
Ramirez ve Beilock'un 2011 tarihli çalışmasında, sınavdan önce birkaç dakika boyunca endişelerini yazan kaygılı öğrencilerin sınav performansının iyileştiği görüldü. Yazılıdan önceki akşam "Aklından ne geçiyor, yaz bakalım" demek, basit ama denemeye değer bir alışkanlıktır.
Yapmamaya çalışın
- Kardeş ya da arkadaşla kıyaslamak: "Bak kuzenin..." cümlesi motivasyon değil utanç üretir.
- Matematiği ceza olarak kullanmak: "Telefonu bırak, 20 soru çöz" denkleminde matematik cezanın kendisi olur.
- Her yanlışta hemen düzeltmek: Çocuğa önce kendi hatasını bulması için zaman tanıyın. "Bir adımda bir şey gözden kaçmış olabilir, birlikte bakalım mı?" demek daha yapıcıdır.
- Sonuca odaklanmak: Yazılı notu konuşmak yerine, notun arkasındaki konuları ve hataları konuşun.
Ne zaman destek almalı?
Şu durumlardan biri varsa, konuyu tek başınıza çözmeye çalışmayın:
- Matematik sıkıntısı mide ağrısı, uykusuzluk, ağlama krizleri gibi bedensel belirtilere dönüştüyse,
- Çocuk okula ya da derse gitmek istemiyorsa,
- "Ben aptalım", "Ben yapamam" gibi kalıcı ifadeler sıklaştıysa.
Bu durumda ilk adres okulun rehberlik servisidir. Sorun daha çok konu eksiklerinden kaynaklanıyorsa, sistemli bir seviye tespiti ve çocuğun hızına göre ilerleyen birebir destek de iyi bir başlangıç olur. Matematik kaygısının nasıl tanınacağını ve yaşa göre belirtilerini matematik korkusu rehberimizde ayrıntılı olarak anlattık.
Yaşa göre farklılıklar
İlkokul (1–4. sınıf): Bu yaşta matematiğe karşı tutum çoğu zaman evdeki atmosferden ve ilk başarı deneyimlerinden etkilenir. Oyunlar, yemek tarifleri, alışveriş ve sayma etkinlikleri ders dışında matematikle olumlu temas sağlar. Çarpım tablosu gibi ezber gerektiren konularda kısa ve eğlenceli tekrarlar, uzun ve sıkıcı oturumlardan daha etkilidir.
Ortaokul (5–8. sınıf): Konular soyutlaşır; kesirler, oranlar ve cebir pek çok çocuğun ilk ciddi zorlandığı yerdir. Bu yaşta "sevmiyorum" cümlesinin arkasında çoğu zaman önceki sınıflardan kalan eksikler vardır. LGS yaklaştıkça sınav baskısı da devreye girer; bu yüzden hedef konuşmalarının dozu önemlidir.
Lise (9–12. sınıf): Öğrenci artık kendi kararlarını daha çok verir. Velinin rolü öğretmekten çok destek ve düzen sağlamaya kayar: çalışma ortamı, uyku, ulaşım ve gerektiğinde doğru öğretmene yönlendirme. Bu yaşta öğrencinin kendisinin ne istediğini sormak, planın sahiplenilmesini sağlar.
Evde cümleleri değiştirmek
Küçük kelime değişiklikleri, çocuğun matematikle ilgili hissettiklerini zamanla etkileyebilir:
| Bunun yerine | Bunu deneyin |
|---|---|
| "Bu kadar basit bir soruyu nasıl yapamazsın?" | "Hangi adımda durdun? Oradan birlikte devam edelim." |
| "Sen zaten matematikçi değilsin." | "Bu konu biraz zaman isteyen bir konu, alıştırmayla oturuyor." |
| "Aferin, çok zekisin!" | "Farklı bir yol denedin ve işe yaradı, güzel." |
| "Notun yine düşük." | "Hangi konular zorladı, onlara birlikte bakalım mı?" |
| "Kardeşin hiç zorlanmazdı." | "Herkesin zorlandığı konular farklı." |
Bir haftalık sakin plan
Evde gerginlik varsa bir hafta boyunca şu küçük denemeyi yapabilirsiniz: Ödev saatini sabitleyin ve 25 dakikayla sınırlayın; cevabı söylemeden yalnızca "nerede takıldın?" diye sorun; her akşam çocuğun çözdüğü bir soruyu, sonucu değil yöntemi için takdir edin; hafta sonu da alışverişte birlikte bir indirim hesabı yapın. Hafta sonunda çocuğa nasıl hissettiğini sorun. Çoğu zaman küçük bir değişiklik bile ödev saatinin havasını değiştirir.
Öğretmenle iş birliği
Çocuğun matematikle ilişkisinde okul öğretmeni de önemli bir paydaştır. Veli toplantılarında not yerine şu soruları sormak daha çok bilgi verir: "Derste hangi konularda zorlanıyor?", "Soru sormaktan çekiniyor mu?", "Evde neye odaklanmamızı önerirsiniz?" Öğretmenin gözlemleri ile evdeki gözlemler birleştiğinde, sorunun konu eksiği mi, kaygı mı yoksa motivasyon mu olduğu daha net görülür. Okul öğretmeni, özel ders öğretmeni ve aile aynı hedefe baktığında çocuk da kendini daha güvende hisseder.
Sonuç
Matematiği sevmeyen bir çocuğa matematiği sevdirmenin kestirme bir yolu yok. Ama zorlanmanın sebebini bulmak, ödev saatini gerginlikten çıkarmak, çabayı övmek ve küçük başarılar kurmak çoğu çocukta matematikle ilişkiyi zamanla yumuşatır. Sevgi çoğu zaman en sona gelir; önce "yapabiliyorum" hissi gelir.
Bu süreçte en çok ihtiyaç duyulan şey sabırdır. Bir iki hafta içinde büyük bir değişiklik beklemek yerine küçük işaretlere bakın: ödev saatinin daha az gergin geçmesi, çocuğun takıldığı yeri söyleyebilmesi, bir soruyu kendi başına bitirdiğinde sevinmesi. Bu küçük işaretler, matematikle ilişkinin doğru yöne gittiğini gösterir. Gerektiğinde öğretmenden, rehberlik servisinden ve birebir destekten yardım almak da bu sürecin doğal bir parçasıdır.
Sık sorulanlar
Velilerin bu konuda sorduğu sorular
Matematiği sevmeyen çocuk matematikte başarılı olabilir mi?
Evet. Sevmemek çoğu zaman 'yapamıyorum' hissinden kaynaklanır. Çocuk yapabildiğini gördükçe matematikle ilişkisi genellikle yumuşar. Amaç önce sevdirmek değil, başarabileceği küçük adımlar kurmaktır; sevgi çoğu zaman bunun arkasından gelir.
Ödevlerde çocuğuma yardım etmeli miyim?
Yardım etmek faydalı olabilir, ama biçimi önemlidir. Cevabı söylemek ya da gergin bir ortamda uzun açıklamalar yapmak yerine, çocuğun nerede takıldığını sormak ve ilk adımı birlikte bulmak daha yararlıdır. Matematik konusunda kendiniz de kaygılıysanız, ödev desteğini bir öğretmene bırakmak çocuğa daha iyi gelebilir.
Hangi durumda profesyonel destek almalıyım?
Matematik sıkıntısı ağlama krizleri, mide ağrısı gibi bedensel belirtilere, okula gitmek istememeye ya da 'ben aptalım' gibi kalıcı ifadelere dönüştüyse okulun rehberlik servisiyle görüşün. Konu eksikleri birikmişse sistemli bir seviye tespiti ve birebir destek de iyi bir başlangıç olur.
Kaynaklar
Yazar
Dilan Sarıceylan
Kurucu, Matematik Öğretmeni ve Eğitim Koçu
Atılım Üniversitesi Matematik Bölümü mezunu matematik öğretmeni ve öğrenci koçu. Only Math'in kurucusu; LGS, YKS ve ara sınıf öğrencileriyle birebir çalışıyor.
Yazarın profili





